Skandalı Siyasetle Örtemezsin: Veysel Tay’ın “Pişkinlik” Siyaseti!

Skandalı Siyasetle Örtemezsin: Veysel Tay’ın “Pişkinlik” Siyaseti!

Skandalı Siyasetle Örtemezsin: Veysel Tay’ın “Pişkinlik” Siyaseti!

Malatya kamuoyu, Esenlik gibi şehrin en köklü kurumlarından birinin başında bulunan bir ismin, ailevi skandallar ve şiddet olaylarıyla anılmasının şokunu henüz atlatamamışken; Veysel Tay’ın “en iyi savunma hücumdur” mantığıyla eski yönetime saldırması tam bir siyasi tükenmişlik göstergesidir.

1. Şiddetin Gölgesinde “Ahlak” Dersi Vermek Kimin Haddine?

Eşinin bir öğretmene uyguladığı şiddetle gündeme gelip, bu toplumsal infialin altında kalarak istifa etmek zorunda kalan bir ismin, bugün çıkıp “devlet malına ihanet” gibi ağır cümleler kurması absürtlükten başka bir şey değildir. Kendi ailevi ve idari disiplinini sağlayamayan, bir eğitim kurumundaki darp olayının faili olan zihniyetin, Selahattin Gürkan gibi bu şehre yıllarca hizmet etmiş bir isme “ihanet” yakıştırması yapması, haddini aşan bir pervasızlıktır.

2. Beceriksizliğe Kılıf: “Eski Yönetim” Bahanesi

Veysel Tay, görev süresi boyunca Esenlik’e ne kattı? Şirketi hangi vizyonla ileriye taşıdı? Bu soruların cevabı koca bir “hiç” iken, bugün 150 personel alımını dillerine dolaması, aslında kendi yönetim beceriksizliğini gizleme çabasıdır. Eğer bir usulsüzlük varsa, bu makamlar şikayet etme değil, gereğini yapma makamıdır. Ancak Tay, gereğini yapmak yerine, koltuktan düştükten sonra “çamur at izi kalsın” politikasına sarılmayı tercih etmiştir.

3. Gürkan’a Saldırarak “Mağduriyet” Devşirme Çabası

Selahattin Gürkan dönemindeki yatırımları ve Esenlik’in o dönemki gücünü görmezden gelip, seçim öncesi rutin uygulamaları “israf” ve “ihanet” olarak nitelendirmek, tamamen bir algı operasyonudur. Tay, eşinin karıştığı okul basma ve darp olayının utancını, eski yönetime saldırarak unutturabileceğini sanıyorsa yanılıyor. Malatya halkı, kimin hizmet ettiğini, kimin ise sadece “skandallarla” anılıp şehri terk ettiğini çok iyi biliyor.

4. İstifa Değil, Kaçış!

Veysel Tay’ın gidişi bir “onurlu istifa” değil, yaşanan rezaletlerin ardından mecbur kalınan bir “kaçıştır”. Şimdi bu kaçışı kahramanlık destanına dönüştürmeye çalışmak, Malatyalıların aklıyla alay etmektir. Kendi döneminde şirketi bir adım ileri taşıyamayan, personel üzerinde baskı kuran ve sonuçta bir şiddet sarmalıyla görevden ayrılan bir figürün açıklamaları, siyaset çöplüğünde yerini almaya mahkumdur.


Sonuç olarak; Veysel Tay, Selahattin Gürkan’ı suçlamadan önce aynaya bakmalı ve şu soruya cevap vermelidir: Malatya seni hizmetlerinle mi hatırlayacak, yoksa eşinin bir öğretmene saldırdığı o utanç verici günle mi? Şiddetin ve beceriksizliğin üzerini siyasi polemiklerle örtemezsiniz. Bu şehir, “giderayak” ortalığı bulandıranları değil, eser bırakanları bağrına basar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ