17.02.2026 - MalatyaSiyaset.com Malatya'nın Güçlü Sesi

Sami Er Anketlerde Parlatılırken, Malatya Enkazın Gölgesinde: Algı Siyaseti mi, Yönetim Başarısızlığı mı?

Sami Er Anketlerde Parlatılırken, Malatya Enkazın Gölgesinde: Algı Siyaseti mi, Yönetim Başarısızlığı mı?

Depremin Gölgesinde Bir Şehir, Anketlerin Gölgesinde Bir Yönetim: Malatya’da Algı ile Gerçek Arasında Sıkışan Tablo

6 Şubat 2023 depremleri, Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olarak kayıtlara geçti. Bu felaketin en ağır yaralarından birini alan şehirlerden biri ise hiç kuşkusuz Malatya oldu. On binlerce bina ağır hasar aldı, binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi ise aylarca, hatta yıllarca sürecek bir belirsizlik döngüsünün içine girdi. Aradan geçen üç yıla rağmen şehirde hâlâ “normalleşme” kelimesini yüksek sesle telaffuz etmek birçok vatandaş için erken, hatta gerçeklikten kopuk bir ifade olarak görülüyor.

Tam da bu noktada, kamuoyuna yansıyan bazı anketlerde Sami Er’in “başarılı belediye başkanları” arasında gösterilmesi, şehirdeki fiziksel ve psikolojik yıkımla yüz yüze yaşayan kesimlerde ciddi bir sorgulama doğuruyor. Bu sorgulama yalnızca siyasi bir tepki değil; aynı zamanda algı ile sahadaki gerçeklik arasındaki mesafenin ne kadar açıldığına dair sosyolojik bir işaret olarak da okunabilir.

Anketler Ne Söylüyor, Sokak Ne Diyor?

Kamuoyu araştırmaları, modern siyasetin vazgeçilmez araçlarından biri. Ancak özellikle afet sonrası dönemlerde anket sonuçları ile toplumsal hissiyat arasında ciddi kopukluklar oluşabildiği de bilinen bir gerçek.

Şubat 2026 döneminde adı sıkça geçen araştırmalardan biri PİAR Araştırma verileri oldu. Bu çalışmada, 2024 yerel seçimlerinde elde edilen oy oranına kıyasla birkaç puanlık bir gerilemeden söz edilmesi dikkat çekti. Yüzdelik dilimde küçük gibi görünen bu düşüş, deprem gibi olağanüstü bir felaket yaşamış bir şehir için aslında ciddi bir mesaj barındırıyor olabilir: “Beklenti ile memnuniyet arasındaki fark büyüyor.”

Öte yandan ORC Araştırma tarafından yayımlanan listelerde üst sıralarda yer almama durumu ve memnuniyet oranlarının yüzde 50 bandının altında seyretmesi de tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor. Burada kritik olan nokta şu: Yüzde 45–47 aralığındaki bir memnuniyet oranı, normal koşullarda orta seviye kabul edilebilirken; deprem gibi olağanüstü bir süreç yaşayan şehirlerde bu oran çoğu seçmen için “yetersiz” algılanabiliyor. Çünkü beklenti, olağan belediyecilik hizmetlerinden ziyade “olağanüstü bir toparlanma performansı” oluyor.

Fiziksel Yeniden İnşa ile Psikolojik Onarım Arasındaki Uçurum

Deprem sonrası yönetimin başarısı yalnızca yapılan konut sayısı ya da açılan yol kilometresi ile ölçülmüyor. Afet şehirlerinde belediyecilik, klasik hizmet anlayışının ötesinde bir “toplumsal rehabilitasyon” sürecine dönüşüyor.

Malatya özelinde dile getirilen başlıca eleştiriler birkaç başlıkta toplanıyor:

  • Barınma Sorunu: Hâlâ konteyner kentlerde yaşayan binlerce insanın varlığı, sürecin tamamlanmadığının en görünür göstergesi olarak kabul ediliyor.
  • Altyapı Problemleri: Yağışlı havalarda oluşan su birikintileri, çamurlu yollar ve düzensiz çevre düzenlemeleri, şehir estetiği kadar günlük yaşam kalitesini de etkiliyor.
  • Riskli Yapılar: Ağır hasarlı binaların çevresindeki ticari faaliyetlerin sürmesi, güvenlik algısını zedeliyor.

Bu tablo, niceliksel ilerleme ile niteliksel iyileşme arasındaki farkı gözler önüne seriyor. Bir başka deyişle; yapılan işler sayısal olarak artıyor olabilir, ancak vatandaşın hissettiği “iyileşme duygusu” aynı hızda yükselmiyor.

Kaynak Kullanımı Tartışmaları: Tasarruf mu, Tercih mi?

Deprem sonrası belediyelerin bütçe yönetimi her zamankinden daha hassas bir konu haline geliyor. Çünkü harcanan her kalem, toplumun gözünde doğrudan “depremzedeye ayrılan pay” olarak algılanıyor.

Dış danışmanlık hizmetleri, proje ihale süreçleri ve teknik kadro tercihleri bu bağlamda eleştiriye açık alanlar oluşturuyor. Belediyenin kendi bünyesinde uzman personel bulunmasına rağmen dışarıdan yüksek maliyetli hizmet alınması, bazı kesimler tarafından “stratejik tercih” olarak görülürken; bazıları için ise “kaynak verimliliği sorunu” olarak yorumlanıyor. Buradaki temel mesele hukuki olmaktan ziyade psikolojik: Afet sonrası toplum, yöneticilerden maksimum tasarruf ve maksimum şeffaflık bekliyor.

Kadro Değişiklikleri ve Kurumsal Hafıza Meselesi

Yerel yönetimlerde ekip istikrarı, özellikle kriz dönemlerinde büyük önem taşır. Sık değişen kadrolar, projelerin sürekliliğini ve kurumsal hafızayı zayıflatabilir. Malatya’da da seçim sonrası süreçte yaşanan görev değişiklikleri, bazı gözlemciler tarafından “yönetimsel dalgalanma” olarak değerlendiriliyor. Bu tür değişimler hukuken olağan olsa da, afet şehirlerinde kamuoyunda “istikrarsızlık” algısına yol açabiliyor.

Algı Yönetimi mi, Algı Gerçeği mi?

Modern siyasette algı, en az icraat kadar belirleyici bir unsur haline gelmiş durumda. Sosyal medya paylaşımları, basın bültenleri ve anket sonuçları çoğu zaman seçmenin zihninde bir “başarı hikâyesi” inşa edebiliyor. Ancak afet şehirlerinde algı ile gerçeklik arasındaki makas açıldığında, bu durum ters etki yaratabiliyor.

Malatya örneğinde de benzer bir ikilem görülüyor:

  • Anketlerde orta seviye bir memnuniyet,
  • Sokakta ise daha yüksek bir beklenti ve daha sert bir eleştiri dili.

Bu durum, aslında yalnızca bir belediye başkanının performans tartışması değil; aynı zamanda afet sonrası yönetişim modelinin ne kadar kapsayıcı ve şeffaf olduğu sorusunu da gündeme getiriyor.

Sonuç: Başarı Tanımı Yeniden Yazılıyor

Malatya’da yaşanan tartışma, klasik belediyecilik ölçütlerinin afet sonrası dönemlerde yetersiz kaldığını gösteriyor. Yol yapmak, park açmak, proje duyurmak tek başına “başarı” anlamına gelmiyor. Vatandaşın beklentisi; güvenli yaşam alanı, hızlı toparlanma, adil kaynak dağılımı ve şeffaf iletişim gibi çok daha geniş bir çerçeveye yayılıyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir anket sonucu ya da bir siyasi figürün popülaritesi değil. Asıl tartışma, deprem gibi büyük bir travmanın ardından yerel yönetimlerin toplumsal güveni ne ölçüde yeniden inşa edebildiği sorusunda düğümleniyor. Malatya’da bugün yaşanan eleştirel atmosfer de tam olarak bu sorunun henüz net bir cevap bulamadığını gösteriyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın