Ortak akıl; açıklanmadıkça, sonuç üretmedikçe sadece bir slogandır.
AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Battalgazi Kaymakamı Erkan Savar ile yaptığı görüşmelere ilişkin paylaşılan metin, Türkiye siyasetinde sıklıkla karşılaşılan bir iletişim dilini yeniden üretmektedir: “ortak akıl”, “istişare”, “uyum” ve “geleceğe umutla bakmak.”
Ancak metin dikkatle incelendiğinde, güçlü kavramlarla örülmüş bu söylemin somut çıktılar, ölçülebilir hedefler ve takvimlendirilmiş adımlar açısından zayıf kaldığı görülmektedir.
Kavramlar Güçlü, İçerik Muğlak
Deprem sonrası yeniden inşa süreci gibi son derece kritik ve hassas bir konuda, kamuoyunun beklentisi artık yalnızca iyi niyet beyanları değil;
Hangi mahallede, hangi sorun çözüldü?
Hangi imar başlığı, hangi aşamada?
Hangi kurum, hangi sorumluluğu üstlendi?
sorularına net cevaplar verilmesidir.
Metin boyunca “saha”, “paydaş”, “ortak hedef” gibi ifadeler sıklıkla tekrar edilse de, bu kavramların hangi karar mekanizmalarına dönüştüğü belirsizdir. Bu durum, açıklamanın bilgilendirici olmaktan çok kurumsal bir algı yönetimi metni niteliği taşımasına yol açmaktadır.
İstişare Vurgusu Var, Şeffaflık Yok
İstişare kültürüne yapılan vurgu kuşkusuz değerlidir. Ancak istişarenin gerçek karşılığı;
alınan kararların kamuoyuyla paylaşılması,
farklı görüşlerin sürece nasıl dâhil edildiğinin açıklanması,
eleştirel geri bildirimlerin nasıl değerlendirildiğinin gösterilmesiyle mümkündür.
Mevcut metin, bu açıdan bakıldığında tek yönlü bir memnuniyet anlatısı sunmakta, sürecin zorluklarına, aksaklıklarına veya çözüm bekleyen başlıklara hiç temas etmemektedir. Oysa Malatya kamuoyu, sorunların yok sayılmasını değil, açıkça konuşulmasını beklemektedir.
Deprem Gerçeği, Siyasî Dilden Daha Ağırdır
Deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, klasik siyasî söylemlerle taşınamayacak kadar ağır bir sorumluluktur. Bu nedenle “umut”, “uyum” ve “dayanışma” gibi kavramların, gerçek ilerleme göstergeleriyle desteklenmediği sürece kamuoyunda karşılık bulması giderek zorlaşmaktadır.
Malatya’nın ihtiyacı;
iyi niyet cümlelerinden çok,
net planlar, açık takvimler ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıdır.
Paylaşılan metin, niyet açısından olumlu bir çerçeve çizse de, içerik bakımından fazla güvenli, fazla yuvarlak ve fazla eksik bir dil kullanmaktadır.
Ortak akıl söylemi, ancak ortak sorumluluk ve şeffaf icraatla anlam kazanır.
Aksi halde bu tür açıklamalar, depremle sınanan bir şehrin hafızasında “söylenenler” ile “yaşananlar” arasındaki mesafeyi daha da görünür kılar.
TURGAY SİMAVİ – malatyasiyaset.com