Malatya’da Sami Er Dönemi: Vaatler, Gerçekler ve Sorgulanması Gereken Başlıklar
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen zamana rağmen Malatya, toz toprağın, belirsizliğin ve bürokratik hantallığın pençesinde can çekişiyor. Belediye koltuğuna oturan Sami Er’in “enkaz devraldık” edebiyatı ve peşi sıra sıraladığı “dev projeler”, sokaktaki vatandaşın konteynerdeki feryadını dindirmeye yetmiyor. İşte parlatılan madalyonun karanlık yüzü:
17 Milyar Borç: Şeffaflık mı, Mazeret mi?
Başkan Sami Er’in göreve gelir gelmez 17 milyar liralık borcu ilan etmesi, bir “şeffaflık hamlesi” olarak pazarlansa da aslında başarısızlığa peşin bir kılıf hazırlamaktan başka bir şey değildir. Halk, önceki dönemin (Selahattin Gürkan) hesabının neden sorulmadığını, neden yargı yoluna gidilmediğini merak ediyor. Kendi partilinden devraldığın borcu afişe edip, ardından hiçbir hukuki süreç başlatmamak, Malatya halkının parasının çarçur edilmesine suç ortaklığı yapmaktır. Bu borç yükü, yarın “neden hizmet yok?” sorusuna verilecek “paramız yok” cevabının ön hazırlığıdır.
Rezerv Alan Çıkmazı ve Mülkiyet Gasbı
Metinde övülen “yerinde dönüşüm yerine rezerv alan” hamlesi, aslında binlerce Malatyalının mülkiyet hakkı üzerinde bir kılıç gibi sallanıyor. “Biz yaptık oldu” mantığıyla ilan edilen rezerv alanlarda halkın rızası değil, Ankara’nın dayatması hakimdir. Esnaf dükkanının akıbetini bilmiyor, ev sahibi kaç metrekarelik bir kutuya hapsedileceğini görmüyor. Kağıt üzerinde ihale edilen 120 bin konutun kaçı bitmiş, kaçı gerçek hak sahibine ulaşmıştır? Rakamlarla göz boyamak kolaydır, ancak Bostanbaşı’nda, Akpınar’da hala belirsizliğin tozunu yutan halk için bu rakamların karşılığı “sıfır”dır.
Raylı Sistem ve Viyadük: On Yıllık Seçim Masalları
Malatya’nın hafızasıyla dalga geçilmesin! Raylı sistem projesi, bu şehirde her seçim dönemi ısıtılıp halkın önüne konulan bir bayat ekmektir. Beylerderesi’ne ikinci viyadük müjdesi ise artık bir trajikomediye dönüşmüştür. Mevcut viyadük çile kuyruklarına sahne olurken, “yapacağız, edeceğiz” şeklindeki gelecek zaman kitli cümleler, icraat değil oyalama taktiğidir. Malatya’nın bugün ulaşım sorunu vardır ve çözüm “ihaleye çıktık” demek değil, kazmayı vurmaktır.
Bilim Merkezi mi, Öncelik Sıralaması mı?
Halkın hala içecek temiz su bulmakta zorlandığı, kanalizasyon sularının tarım arazilerine karıştığı, ulaşımın felç olduğu bir enkaz şehirde, “Bilim Merkezi” protokolü imzalamak halkın öncelikleriyle alay etmektir. Gaziantep örneği verilerek yapılan kıyaslama yersizdir; Gaziantep depremi Malatya kadar ağır yaşamamış, şehir omurgasını kaybetmemiştir. Malatya’da çocuklar hala konteyner okullarda eğitim görmeye çalışırken, milyonluk Bilim Merkezi binaları dikmek, “ekmeği yoksa pasta yesinler” mantığının modern versiyonudur.
Sonuç: Proje Çok, İcraat Yok
Sami Er ve Vali Seddar Yavuz arasındaki “uyum”, halkın sorunlarını çözmekten ziyade, Ankara’dan gelen talimatları pürüzsüz uygulama mekanizmasına dönüşmüş durumdadır. Şeffaf harcama ve dürüstlük iddiaları, şehrin merkezindeki devasa çukurlar kapanmadıkça, esnaf kepengini kendi dükkanında açmadıkça sadece birer siyasi PR çalışması olarak kalacaktır. Malatya artık “cek-cak” edebiyatı değil, somut, hızlı ve adaletli bir imar hareketi bekliyor. Aksi takdirde Sami Er ismi de Malatya siyaset tarihindeki “hayal tüccarları” listesine eklenecektir.
Veri Doğrulama ve Mevcut Durum
-
Seçim Sonuçları: Sami Er %48.9, Veli Ağbaba %37.3 oy almıştır. AK Parti’nin kalesi sayılan Malatya’da aradaki farkın bu denli kapanması, şehirde ciddi bir memnuniyetsizliğin işareti olarak yorumlanmıştır.
-
Borç Durumu: Sami Er, göreve gelir gelmez 17 milyar 80 milyon TL borç devraldığını bizzat açıklamıştır. Bu rakam, belediyenin mali kapasitesine göre oldukça yüksektir.
-
Alt Yapı Hibesi: Dünya Bankası ve İller Bankası aracılığıyla sağlanan yaklaşık 15 milyar TL’lik kredi/hibe paketi doğrudur; MASKİ üzerinden alt yapı yenileme çalışmaları başlatılmıştır.
-
Konut ve İşyerleri: Malatya’da hak sahipliği bekleyen yaklaşık 120 bin bağımsız birim olduğu doğrudur ancak teslimat hızı hala tartışma konusudur.
-
Bilim Merkezi: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzalar atılmış, Beylerderesi mevkii belirlenmiştir.
Sami Er dönemi Malatya için sıradan bir belediyecilik süreci değil; bir afet sonrası yeniden inşa süreci. Bu nedenle hem destek hem eleştiri aynı anda mümkündür.
Eğer vaat edilen projeler yatırım programına girer, ihaleler şeffaf yürütülür ve ilerleme somut takvimlerle kamuoyuna açıklanırsa, bu dönem “yeniden ayağa kalkış” dönemi olarak anılabilir.
Ancak açıklamalar söylem düzeyinde kalır, veriler paylaşılmaz ve projeler takvime bağlanmazsa, bugün alkışlanan başlıklar yarın en sert siyasi eleştirilerin konusu olur.
Gazetecilik sorar, siyaset cevap verir.
Malatya’nın ihtiyacı da tam olarak budur.
Turgay Simavi – MGTC Yönetim Kurulu Üyesi