04.03.2026 - MalatyaSiyaset.com Malatya'nın Güçlü Sesi

Gökyüzünü Kiralayanlar ve Taşeron Rejimler

Gökyüzünü Kiralayanlar ve Taşeron Rejimler

“Savaşa Hayır”: Riyakarlığın Gölgesinde Bir Ortadoğu Trajedisi

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, insanlığın en kadim ve en haklı çığlığını dört basit kelimeyle özetliyor: “Savaşa hayır.” Ancak buiki kelime, Avrupa’nın güvenli salonlarından yankılanırken, Ortadoğu’nun kanla yıkanan topraklarında sağır edici bir ikiyüzlülük duvarına çarpıp parçalanıyor. Bugün İran semalarında beliren savaş bulutları ve toprağa düşen sivil bedenler, sadece bir hegemonya inşasının değil, aynı zamanda bölgesel bir ihanet sarmalının da en acı kanıtıdır.

Sivillerin Kanı Üzerine Kurulan “Güvenlik” İllüzyonu Savaşın faturası hiçbir zaman karar alıcıların masasına kesilmez; bedeli, üzerine bombalar yağan masum siviller, evlatlarını toprağa veren anneler ve geleceği çalınan çocuklar öder. İran’a yönelik her türlü askeri müdahale, “istikrar getirme” yalanı kılıfına sarılmış bir yıkım projesidir. Barış, komşu ülkelerin şehirlerini enkaza çevirerek veya gökyüzünden ölüm yağdırarak inşa edilemez. Sivil ölümlerini jeopolitik bir satranç oyununun “kabul edilebilir zayiatı” olarak gören bu çarpık zihniyet, insanlık vicdanında çoktan mahkum olmuştur.

Gökyüzünü Kiralayanlar ve Taşeron Rejimler Ortadoğu’nun asıl trajedisi, dışarıdan gelen tehditlerin büyüklüğü değil, içeriden açılan kapıların pervasızlığıdır. Bölgedeki bazı Arap ülkelerinin, sırf kendi koltuklarını sağlama almak ve Washington’dan bir “aferin” kapmak uğruna, topraklarını Amerikan üslerine peşkeş çekmesi tarihi bir utanç vesikasıdır. Kendi komşusunun vurulması için hava sahasını açan, lojistik merkezlerini emperyalist güçlerin emrine amade eden bu taşeron zihniyet, Ortadoğu’nun kalbine saplanmış bir hançerdir. Güvenliğini kendi halkının iradesinde değil, okyanus ötesinden gelen savaş uçaklarının gölgesinde arayan yönetimler, barışın değil, ancak yaklaşan felaketin mimarı olabilirler.

İslam Dünyasının Sağır Edici Sükutu Ve tüm bu yıkım tablosunun ortasında, en acı olanı “İslam coğrafyası” olarak adlandırılan yapının içine düştüğü derin, karanlık ve utanç verici sessizliktir. Kardeşlik, dayanışma ve ümmet kavramları, diplomatik kınama metinlerinin kuru mürekkebinde boğulmuştur. İki yüzlü bir siyasi pragmatizm uğruna, komşusunun evinin yanışını izleyen, tepki göstermekten aciz ve kınamaktan öteye geçemeyen bu sessizlik hali, bombalar kadar yıkıcıdır. Haksızlık karşısında susmanın suça ortak olmak anlamına geldiği gerçeği, bugün bölge başkentlerinin üzerine kara bir bulut gibi çökmüştür.

Sonuç: Gerçek Bir Duruşun Vakti Sanchez’in “Savaşa hayır” duruşu, bugün Ortadoğu’nun kendi dinamiklerinden yükselmedikçe bölgeye barış gelmeyecektir. Kendi coğrafyasına ihanet edenlerin, yabancı postallara kırmızı halı serenlerin ve sivil ölümlerini sessizce izleyenlerin kuracağı bir gelecek yoktur. Ortadoğu’nun ihtiyacı olan şey dışarıdan ithal edilen savaşlar değil; kendi içinden yükselecek, emperyalizme ve taşeronlarına karşı duracak onurlu ve gür bir “Savaşa hayır” iradesidir.

Turgay SİMAVİ  – malatyasiyaset.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın