04.02.2026 - MalatyaSiyaset.com Malatya'nın Güçlü Sesi

Gerçekler vs. Algı: Malatya “Yepyeni” mi Oldu, Yoksa “Yarım” mı Kaldı?

Gerçekler vs. Algı: Malatya “Yepyeni” mi Oldu, Yoksa “Yarım” mı Kaldı?

🛑 Gerçekler vs. Algı: Malatya “Yepyeni” mi Oldu, Yoksa “Yarım” mı Kaldı?

Sayın Vekil Babacan’ın “3 yılda yepyeni bir şehir kuruldu” açıklaması, ne yazık ki Malatya sokaklarındaki tozdan, çamurdan ve belirsizlikten bihaber, pembe bir tablodan ibarettir. Ocak 2026 verileri ve sahadaki gerçekler, bu “zafer” ilanını yalanlamaktadır. Malatya’nın menfaati alkış tutmakta değil, kral çıplak demektedir.

İşte madde madde, Malatya halkının yüzüne çarpan gerçekler ve “Siyasi Eleştiri” notları:

1. “80 Bin Konut” Masalı ve Teslimat Gerçeği

İddia: “80 bin konutun inşası… Barınma sorunu büyük ölçüde çözüldü.” Saha Gerçeği (Ocak 2026): Kağıt üzerinde ihalesi yapılan veya temeli atılan konut sayısını “bitmiş” gibi lanse etmek, siyasi bir kurnazlıktır. 2026 başı itibarıyla Malatya’da anahtarı teslim edilen, içinde ışığı yanan konut sayısı hedeflenenin çok gerisindedir.

  • Hala konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren, kışı teneke kutularda geçiren binlerce aile varken “barınma sorunu çözüldü” demek, milletin aklıyla alay etmektir.

  • TOKİ kuraları çekilse bile, altyapısı bitmediği için evine giremeyen, “teslim edilmiş ama oturulamayan” hayalet bloklar Malatya’nın gerçeğidir.

Siyasi Eleştiri: Sayın Vekil, siz hangi Malatya’dan bahsediyorsunuz? Kurdele kesip fotoğraf verdiğiniz maket önlerinde şehir bitmiş sanıyorsunuz ama Yeşilyurt’un, Battalgazi’nin arka sokaklarında vatandaş hala kira zulmü altında eziliyor. 80 bin konut bittiyse, bu konteynerler neden hala dolu? Rakamlarla oynamayı bırakın, anahtarları verin!

2. “Yepyeni Çarşı” ve Ticari Kaos

İddia: “Şehrin ticari kalbi olan Çarşı Merkez projesi hayata geçirildi.” Saha Gerçeği (Ocak 2026): Emlak Konut marifetiyle yapılan çarşı projesinde, zemin sıvılaşması ve fore kazık süreçleri nedeniyle takvim defalarca sarktı. Evet, binalar yükseldi ama “ticaretin kalbi” henüz atmıyor.

  • Esnafın büyük kısmı hala geçici prefabrik çarşılarda can çekişiyor.

  • Mülkiyet hakları, şerefiye bedelleri ve dükkan metrekareleri konusundaki belirsizlikler, esnafı “borçlu ve mülksüz” bırakma riski taşıyor.

Siyasi Eleştiri: Çarşıyı betona boğmak “yepyeni bir hayat” kurmak değildir. Esnaf dükkanına ne zaman geçecek, kaç liradan borçlanacak belli değil; siz “bitti” diyorsunuz. Malatya’nın hafızasını sildiniz, yerine ruhsuz bloklar diktiniz, onu da zamanında bitiremediniz. Esnaf siftah yapmadan “başarı hikayesi” yazamazsınız!

3. Altyapı “Modernize” mi Edildi, “Yamalandı” mı?

İddia: “Altyapı tamamen yenilendi.” Saha Gerçeği (Ocak 2026): Şehrin ana arterleri dışında, ara sokaklar hala köstebek yuvası. Kazılan yolların kapatılmaması, içme suyundaki kesintiler ve kirlilik sorunları 2026’da bile gündemde.

  • “Tamamen yenilendi” denilen altyapı, ilk yağmurda çöküyorsa, orada mühendislik değil, göz boyama vardır.

Siyasi Eleştiri: Malatyalı 3 yıldır toz soluyor. “Altyapı bitti” dediğiniz şehirde araçların ön takımları sanayiden çıkmıyor. Milyarlarca dolar harcadık diyorsunuz; bu paralar gerçekten Malatya’nın borularına, asfaltına mı gitti, yoksa birilerinin bilançosuna mı? Vatandaş musluğunu açtığında “hizmet” değil, bulanık su görüyorsa o altyapı bitmemiştir!

4. Rezerv Alan Zulmü ve Mülkiyet Hakkı

İddia: “Malatya’nın her noktasında rezerv alanlar yükseliyor.” Saha Gerçeği (Ocak 2026): Rezerv alan ilanı, vatandaşın tapulu malına “devlet gücüyle” el koyma ve belirsiz bir borçlandırma sürecine dönüştü. İnsanlar, “Evim yerinde mi yapılacak, beni şehrin dışına mı sürecekler?” korkusuyla 3 yıl geçirdi.

Siyasi Eleştiri: Rezerv alan demek, Malatyalının tapusunu ipotek altına almak oldu. Siz binaları yükseltiyorsunuz ama içinde huzur bırakmadınız. Vatandaşa sormadan, rızasını almadan, “yaptım oldu” mantığıyla yürütülen bu süreç, şehircilik başarısı değil, mülkiyet gaspıdır.

Sayın Abdurrahman Babacan’ın çizdiği tablo, Malatya’nın gerçeği değil, iktidarın hayalidir.

  • Gerçek: Malatya hala şantiyedir.

  • Gerçek: Malatya nüfusu göç vermiştir ve geri dönüş için yeterli güven ortamı oluşmamıştır.

  • Gerçek: Kiralar uçmuş, hayat pahalılığı depremzedeyi ikinci kez vurmuştur.

Milyarlarca dolar harcanmış olabilir; ancak Malatya halkı bu paranın karşılığını “huzurlu bir yaşam” olarak henüz almamıştır. Sadece betonu dikmek şehri kurmak değildir. Şehir; insanıyla, esnafıyla, sosyal hayatıyla yaşar.

Malatya’nın menfaati için çağrımızdır: Başarı masalları anlatmayı bırakın. Konteynerde kalan son aile evine girene, esnaf dükkanında besmeleyle kepengini açana, sokaklarımızdan çamur eksilene kadar “İşimiz bitti” demeyin. Malatya, süslü cümlelere değil, somut ve adil icraata muhtaçtır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın