Elazığ Merkezci Akıl , Malatya’yı Gölgelemeye Devam Ediyor
ELAZIĞ MERKEZCİ AKIL, MALATYA’YI GÖLGELEMEYE DEVAM EDİYOR
Türkiye’de milliyetçilik kavramı; tarihsel derinlik, devlet aklı ve millet bütünlüğü üzerinden anlam kazanması gerekirken, son yıllarda bazı çevreler tarafından dar yerel çıkarların ve şehir merkezli tahakküm arzusunun kılıfı hâline getirilmektedir ki bunun en somut ve rahatsız edici örneklerinden biri, Elazığ merkezli siyasi reflekslerde açıkça görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, Malatya’nın yüzyılların emeğiyle dünya markasına dönüşmüş Malatya Kayısısı üzerinden yürütülen söylemler, artık bir tanıtım çabasını değil; Elazığ milliyetçiliği adı altında Malatya’nın değerlerine eklemlenme ve onları kendi hanesine yazma gayretini işaret etmektedir. Bu yaklaşım ne milliyetçidir ne de ahlakidir; bu yaklaşım düpedüz yerel hegemonya kurma çabasıdır.
Açık konuşmak gerekir:
Malatya Kayısısı bir coğrafi işarettir ve bu coğrafi işaretin adı, merkezi, tarihsel belleği ve küresel karşılığı Malatya’dır. Baskil’in bu tescilli alan içinde yer alması, Malatya markasının bir parçası olması anlamına gelir; Malatya’yı gölgede bırakacak ayrı bir kimlik yaratılması anlamına değil. Bu gerçeği bilerek ya da bilmeyerek çarpıtmak, coğrafi işaret hukukunu siyasete kurban etmektir.
Elazığ siyasetinin yıllardır sürdürdüğü temel refleks ise nettir:
Bölgesel güç Malatya’da oluştuğunda, bu güç ya görmezden gelinir ya da parçalanarak etkisizleştirilmeye çalışılır. Bugün kayısı üzerinden yapılan budur; dün ulaştırma, bugün tarım, yarın başka bir başlık üzerinden yapılacaktır. Bu, rekabet değil; sistematik gölgeleme siyasetidir.
Bu dar yerel milliyetçilik anlayışı yalnızca söylem düzeyinde kalmamakta, devletin kurumsal yapısına da doğrudan yansımaktadır. Malatya gibi büyükşehir statüsüne sahip, yüzölçümü, nüfusu, üretim hacmi ve deprem sonrası yükü Elazığ’ın çok üzerinde olan bir ilin; hâlâ Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden ve Karayolları Bölge Müdürlüğü’nden mahrum bırakılması, bu merkezci zihniyetin somut sonucudur. Elazığ’da bölge müdürlükleri toplanırken, Malatya’nın şeflik düzeyine mahkûm edilmesi bir idari tercih değil, siyasi bir yönlendirmedir.
Milliyetçilik; bir şehri diğerine üstün kılma sanatı değildir.
Milliyetçilik; üretimi, emeği ve hakkı olanı teslim edebilme erdemidir.
Ancak Elazığ merkezli bakış açısı, yıllardır bunu yapmamaktadır. Tam tersine, Malatya’nın taşıdığı ekonomik ve stratejik yükten faydalanırken, kurumsal yetkileri ve sembolik değerleri Elazığ’da tutmayı tercih etmektedir.
Depremde yıkılan Malatya olmuştur.
Don vurduğunda kaybı yaşayan Malatya’dır.
İhracat rakamlarını sırtlayan Malatya’dır.
Ama karar merkezleri hâlâ Elazığ’dadır.
Bu tablo, artık “komşuluk” ya da “bölgesel denge” söylemleriyle geçiştirilemez. Bu tablo, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir yerel milliyetçilik pratiğidir ve Malatya kamuoyu bu durumu açıkça görmektedir.
Malatya’nın kayısısı üzerinden yürütülen her eksik, her yanlı ve her yönlendirici söylem; yalnızca Malatya’ya değil, coğrafi işaret sistemine, devlet aklına ve toplumsal adalet duygusuna zarar vermektedir. Eğer gerçekten milliyetçilik yapılacaksa, bu; Malatya’nın markasına eklemlenerek değil, Malatya’nın hakkını teslim ederek yapılmalıdır.
Aksi hâlde yapılan şey milliyetçilik değil;
küçük hesapların büyük değerleri gölgeleme çabasıdır.
