08.01.2026 - MalatyaSiyaset.com Malatya'nın Güçlü Sesi

E-Ticaretin Sonu: Vatandaşın Cebine ve Özgürlüğüne Darbe

E-Ticaretin Sonu: Vatandaşın Cebine ve Özgürlüğüne Darbe

E-Ticaretin Sonu: Vatandaşın Cebine ve Özgürlüğüne Darbe

Ticaret Bakanlığı’nın bu son düzenlemesi, “ürün güvenliği” kılıfı altında, aslında vatandaşın uygun fiyatlı ürüne erişimini fiilen imkansız hale getiren bir yasaklama kararıdır. İşte gerçek verilerle bu kararın vatandaşa yönelik ağır maliyetleri:

1. “Basitleştirilmiş Gümrük” Devri Kapandı: Bürokrasi Bataklığı

Belgeye göre, 1 Şubat 2026 itibarıyla tüm e-ticaret ürünlerinde “Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi” (ETGB) kaldırılmıştır.

  • Anlamı: Eskiden kargo firmasının sizin adınıza tek tıkla hallettiği işlemler bitti. Artık 5 dolarlık bir anahtarlık bile alsanız, “Normal İthalat Prosedürleri”ne tabisiniz.

  • Eksisi: Bu durum, bireysel bir alıcının gümrük müşaviri tutması, ardiye ücreti ödemesi ve onlarca evrakla uğraşması demektir. Masraflar ürün bedelinin 10-20 katına çıkacaktır.

2. 30 Euro Sınırı Fiilen Yok Edildi

Daha önce 30 Euro’ya kadar olan ürünler hızlı gümrükle geçebiliyordu. Yeni kararla bu sınırın bir hükmü kalmadı.

  • Eleştiri: Bakanlık, “30 Euro’ya kadar olan eşyanın ithalatı genel hükümlere göre mümkün kılınmıştır” diyerek kelime oyunu yapıyor. Genel hükümler demek, “ticari ithalat” prosedürü demektir. Vatandaşın bireysel olarak bu süreci yönetmesi teknik ve mali olarak imkansızdır.

3. “Ürün Güvenliği” Bir Bahane mi?

Duyuruda 182 ürünün incelendiği ve %81’inin uygunsuz olduğu belirtiliyor.

  • Eleştiri: %81 gibi devasa bir oran, denetim mekanizmalarının gümrükte çalışmadığının itirafıdır. Çözüm, güvenli ürünün denetimini artırmak değil, tüm sistemi kapatmaktır. Bu durum, “başım ağrıyor” diyene “kafayı koparalım” demekle eşdeğerdir.

    Bu düzenleme, serbest piyasa ekonomisine ve tüketicinin seçme özgürlüğüne indirilmiş ağır bir darbedir.

  • 1. Yerel Tekelleşme: Bu karar, vatandaşı korumaktan ziyade, yurt dışından ucuza ürün gelmesini istemeyen yerel pazaryerlerini ve distribütörleri koruma amacı taşımaktadır. Rekabet ortadan kalktığı için içerideki fiyatlar daha da kontrolsüz artacaktır.

  • 2. Haksızlık: Bakanlık, halk sağlığını düşünüyorsa gümrükteki laboratuvar kapasitesini artırmalıydı. Sistemi tamamen kapatmak, vatandaşı “kalitesiz ama pahalı” yerli ürüne veya fahiş fiyatlı ithal ürüne mahkum etmektir.

  • 3. İlaç İstisnası Göz Boyamadır: 1.500 Euro’ya kadar olan ilaç ve takviye gıdalardaki muafiyetin devam etmesi, genel tüketici kitlesine vurulan darbeyi yumuşatmak için kullanılan bir “teselli ikramiyesi” niteliğindedir.

    Özetle: 1 Şubat 2026’dan itibaren Türkiye’de yaşayan bir vatandaş için yurt dışından (Temu, Amazon vb.) alışveriş yapmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor ve pahalı hale gelmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın