AK Parti Malatya İl Danışma Toplantısı: “Ortak Akıl” Söylemi Sahada Neden Karşılık Bulmuyor?
AK PARTİ’DE MALATYA MESAİSİ: “ORTAK AKIL” VURGUSU SAHADA KARŞILIK BULMUYOR
Ölmeztoprak ve Demir katıldı, teşkilat “dinamizm” dedi; vatandaş “kalıcı çözüm nerede?” diye soruyor
AK Parti Malatya İl Danışma Meclisi Toplantısı, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Demir’in katılımıyla 16 Ocak 2026’da gerçekleştirildi. Toplantıya dair açıklamalarda bulunan AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, teşkilat çalışmalarını “istişare kültürü” ve “ortak akıl” vurgusuyla öne çıkarırken, kamuoyunda toplantının somut sonuç üretip üretmediği tartışma konusu oldu.
Deprem sonrası iki yılı geride bırakan Malatya’da vatandaşın önceliği; toplantı salonlarında kurulan cümleler değil, ev, işyeri, altyapı ve ekonomik toparlanma. Fakat açıklamalarda bu başlıklara ilişkin tarih, rakam ve takvim içeren net taahhütler yer almadı.
SALONDA “DİNAMİZM”, SAHADA “YORGUNLUK”
Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda “teşkilatın sahadaki dinamizmi” ifadesi dikkat çekti. Ancak Malatya’da sahaya bakıldığında görülen tablo bununla çelişiyor:
- Konut teslimleri sürüyor olsa da süreç beklentinin gerisinde ilerliyor.
- Yerinde dönüşüm başlıkları hâlâ tartışmalı.
- Esnaf için kalıcı iş alanları ve çarşı planlaması birçok noktada belirsiz.
Öte yandan, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Cumhurbaşkanlığı açıklamalarında “bugüne kadar 304 bin konut ve iş yeri teslim edildiği” belirtilirken; yıl sonuna kadar hedeflenen teslimat rakamları kamuoyuna duyuruluyor. Malatya özelinde de teslimatlar olduğu ifade ediliyor.
Yine de Malatya’da sokaktaki temel soru şu:
“Teslim edilen konut sayısı kaç? Peki kaç hane hâlâ konteynerde? Kaç esnaf geçici dükkânda?”
Bu soruların yanıtı ise toplantının resmi açıklamasında yok.
“İL DANIŞMA” TOPLANTILARI ŞEHİR İÇİN Mİ, TEŞKİLAT İÇİN Mİ?
İl Danışma Meclisi toplantıları teoride; sorunların konuşulduğu, çözümlerin üretildiği bir zemin olmalı. Fakat Malatya’daki tablo, bu toplantıların giderek teşkilat moral motivasyon programına dönüştüğü eleştirilerini güçlendiriyor.
Malatya’da deprem sonrası yönetim krizinin en kritik alanı; hasar tespiti, yıkım, yeniden inşa ve planlama süreçlerinde yaşanan koordinasyon eksikliği oldu. AFAD’ın hasar tespiti çalışmalarıyla ilgili ulusal ölçekli veriler raporlara yansırken, deprem bölgesinde yıkılan/ağır hasarlı bina sayıları gibi başlıklar kamu kurumları ve meslek örgütleri raporlarında yer alıyor.
Buna rağmen İl Danışma toplantısından yapılan açıklamalarda, Malatya’nın en temel ihtiyacı olan planlama ve zaman yönetimi hakkında somut maddeler kamuoyuna sunulmadı.
BÜYÜKŞEHİR ZİYARETİ: RAPOR VAR, HESAP VAR MI?
Toplantının ardından Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne ziyaret gerçekleştirildiği belirtilirken, “deprem sonrası yeniden yapılanma süreci değerlendirildi” denildi.
Ancak burada da vatandaşın aklına gelen soru net:
“Değerlendirildi de ne çıktı?”
Çünkü belediyelerle ilgili faaliyet raporları ve denetim raporları kamuya açık olsa da, deprem sonrası bütçe yönetimi, harcama kalemleri, ihaleler ve hizmetlerin etkinliği tartışmaları sürüyor.
Malatya’da sorun, yalnızca hizmet üretmek değil; hizmetin ölçülebilir ve denetlenebilir şekilde topluma anlatılamaması.
KAMUOYU BEKLİYOR: “ORTAK AKIL”IN SONUÇLARI NEREDE?
AK Parti cephesi her ne kadar “istişare” ve “uyum” vurgusu yapsa da, Malatya’da vatandaş artık şu başlıklarda net cevap istiyor:
- Konut ve işyeri teslimlerinde Malatya için gerçek takvim
- Yerinde dönüşümde mahalle mahalle plan açıklaması
- Esnaf için çarşı ve ticaret merkezlerinde kalıcı çözüm
- Altyapı – ulaşım – su/kanal gibi hizmetlerde ölçülebilir ilerleme
- Göç veren Malatya için ekonomi ve istihdamda toparlanma planı
Bu soruların yanıtı verilmeden yapılan “dinamizm” açıklamaları, sahada PR çalışması olarak algılanmaya devam ediyor.
SONUÇ: MALATYA “CÜMLE” DEĞİL “TAKVİM” İSTİYOR
Malatya’nın deprem sonrası normalleşme süreci; toplantı salonlarında kurulan cümlelerle değil, sokakta hissedilen sonuçlarla ölçülüyor.
Bugün Malatya’nın ihtiyacı:
- slogan değil hesap verilebilirlik,
- temenni değil takvim,
- “ortak akıl” değil ortak sorumluluk.